Wednesday, November 17, 2004

gokce reporting from hampi

filler maymunlar tapinaklarla dolu bi yer. etrafta mini mini restoranlar, piti piti dukkanlar, muz satan kadinlar, shiva'ya tapan hintli hacilar var. icinden bi nehir geciyo ve bu nehri asmak icin yarim hindistan cevizini andiran botlara onlarca kisi dolusup suya dusmemeyi umarak hareket ediyosun. yolculuk 2 dakika suruyo ve kurek ceken on yasindaki cocugun gucune hayran kalmis sekilde ayriliyosun bottan.

hampi'de ilk gunumuzu hampili bebelerin pesinden selale gormeye giderek gecirdik. saatlerce yuruyup destinasyonumuza vardigimizda ortada pek de hummali bi selale olmadigini gorduk ama yuruyusumuz inanilmazdi. etrafimizda ziplayan bi dolu hintli cocuk, dev muz agaclari ve her an yilanlar fiskirtabilicek tropik calilar filan - of bayiliyorum hindistan'a. ama asil ikinci gun hayatimin en garip deneyimlerinden birini gecirdim. hampi eskiden hint uygarliginin onemli bi dini merkeziymis - ta ki muslumanlar gelip bi dolu tapinagi yakip yikana kadar. ondan sehrin her tarafinda irili ufakli mimari harikalar var - her yerden ruhani liderler firlayabilir her an, ki bu mistik gucu heralde hampi'yi boyle etkileyici yapan sey. biz de turist oldugumuz icin her tapinagi gorelim haydi hevesine kapildik, dag tepe gezdik, kilometrelerce yuruduk ve gezimizin son duragi olarak hanuman tapinagi adli bi yeri sectik. hanuman maymun tanrisinin ismi - ondan bu tapinaga maymun tapinagi da diyorlar ve etrafinda gercekten onlarca maymun zipliyo (hampi turunda maymun korkumu da bi olcude asmak zorunda kaldim yani). tonlarca hintli tapinagin dev basamaklarini asip tepeye ulasma ve oradaki kutsal adamlar - sadhular- tarafindan kutsanma pesinde. biz elimizde digital kameralarimizla bu hintlilerden pek farkliydik, pek degisik gozlerle bakiyoduk oradaki maymunlara.




icinde bulundugum uluslararasi kadro tepenin degisik acilarindan fotograflar cekme hirsina kapilinca ben de tapinagin icine girip sadhulara bakmaya koyuldum. iki sadhudan bi tanesi ingilizce biliyodu cat pat, benim komik hintcemle kaynasinca hafiften anlasabilir olduk. sadhu 25 yasinda filan ve son 15 yildir bu tepede yasiyo. bazen yillarca tepeden asagi inmedigi oluyormus. annesi babasi kardeslerinden haberi yok - ama erkek kardesinin ingilizcesinin cok iyi oldugunu hatirliyor. asik olmak seks yapmak gibi luksleri hic yok zaten. beni ustadi ile tanistirdi genc sadhu. once birlikte cay ictik - bu sirada ben hala etrafa firildak gozlerle bakma ve her detayi beynime kazima donemindeydim ki sadhunun arkasinda duran televizyonu gordum. ironi ustune ironi. bi saat beraber oturduk. cat pat konustuk. hece hece anlastik. sonunda tapinaga kutsanmak uzere gelen hintli hacilarin yogun ilgisine ve fotograflarla ilgili ustuste sorularina dayanamayip asagi kacmak zorunda kaldim ve hayatimin en zorlu yolculuklarindan birini yaparak kaybola kaybola otele ulastim.

ayni gunun aksami otelin yakinlarindaki baska bi tapinaga ugradim ama bu tapinak boyle daha sasaali ve buyuk ve guzel bisey, hampiyi google etseniz bu tapinagin resimleriyle karsilasirsiniz elbet. ilk gittigim magaramsi tepeden cok farkli. tapinakta herkes yerlere serilmis uyumaktaydi. ben de uzanip yildizlari izlemeye basladim - bu sirada sanirim hala sarhos gibiydim basima gelen fantazmanin etkisiyle. gokyuzu buradan cok farkli gorunuyo. daha once hic gormedigim takim yildizlari gorebiliyorum. bi de sehrin isiklari surekli kesintiler icinde oldugundan yildizlar daha parlak daha ortada daha islevsel. bu sirada tapinakta bi takim adamlar ve kadinlar hayatimda duydugum en icli ezgilerle bi sarki soylemeye basladilar. hindistan'daki sokak muziklerine bayiliyorum ama cd'sini bulmak neredeyse imkansiz bunlarin, cdsi olan seyler daha parlak ve cilalanmis muzikler gibi, ben boyle en raw ve dogal olanlari seviyorum halbuki. sonradan yaptigim arastirmalara gore bu dinledigim muzigin ismi `bhaja` imis. her `deity` icin farkli tarz bhajalar soylermis hindular, benim dinledigim shiva icin soylenmis bi diwali bhajasiymis. bugun puna'nin alisveris merkezi mahatma gandhi caddesine yollanip shiva icin soylenmis bhajalarla dolu bi cd pesinde kosucam.

hampi'de yeni bi gece baslarken nehrin karsi kiyisinda hayat tecrubemizi artirmak heveslerine kapildik genc turist kafilesi olarak, en cilgin gencler mowgli restoran isimli bi mevkide bulusup sosyallesiyorlarmis, tabii ki biz de payimiza duseni yapmaliyiz. gece botlara atlayip mowglili karsi kiyiya gecmeye cabaladiysak da diwali eglenceleri hayatimiza beklenmedik engeller sunuverdi, planlarimizi nerdeyse suya dusurdu cunku en son bot 9da kalkiyor, cunku hampili erkekler 9dan sonra 24 saatlik yogun bi kumar turnuvasina girisiyorlar! sokaklarda irili ufakli gruplar kurup ellerinde fenerlerle inside outside diye cigirarak daha once gormedigim bi oyunu surduruyorlar. inside or outside? okay, inside, you win! hindistan-cevizi-bot-sisteminin CEO'su hintli bayan da kumar esnasinda uykulara dalip herseyi bosveriyor zaten. sonunda yeni dunyalar/kiyilar/hayatlar kesfetmek ugruna ciktik hostelimizden, tasindik karsi sahilde mowgli'ye yakin yeni bi hostele, boylece bot sisteminden bagimsiz kara hayatimiz en renkli eglencelere sahne oluverdi, atesler yakildi, sazlar calindi, heyho!

rough guide'in highlightlarina guvenim biraz daha artti hampi'yi gorunce. 5 rupi (ya da 5 muz) verip herkes lonely planeti'ni rough guide'a degistirsin hemen!

1 Comments:

Anonymous nur gencel said...

sevdiklerim raw music Rs. 5 lik takas, kacma mecburiyeti :)

2/14/2005 6:09 am  

Post a Comment

<< Home