Tuesday, December 21, 2004

bir gun


hergun 9da alarm caliyo bangir bangir ziril ziril. genelde alarmi duyduktan yaklasik 10 dakika sonra basimi yastiktan kaldiriyorum. hemen yarim yamalak ustumu degistirip mutfaga kosuyorum - cantama oglen yemek uzere bi muz atmak icin. jagdish ya da dherum hep 9.30da hazir olmami isteyip en erken 9.45te kapiyi caliyorlar. beni acele ederken gorunce sasirip guluyorlar bazen. jagdish gaza bastigi gibi konusmadan oyalanmadan ofise kosuyor. ama dherum'un ofise gitmeden once hep yapicak biseyleri var.

gunlerden birgun (ne de olsa su siralar kafdaginin arkasindayiz, masal degeri tasiyor anlattiklarim) jaipur borsasinin onune park ediveriyoruz. dherum borsada biriyle gorusmek istiyor - bu onemli kisinin ismine sri ganesh diyelim.











iceri girip asansore biniyoruz - asansore binmeyeli uzun zaman mi olmustu? ilgili kisinin kapisinda bekleyisimiz son hiz basliyor. dherum maas ceklerinden birini mi degistirmek istiyor, neden ozellikle bu beyefendiyi gormemiz gerekiyor anlayamiyorum. saat 11i gosterdiginde ofisteki cay saatini kacirdigimizi hatirlayip hayiflaniyoruz - nazik dherum hemen beni asagi davet ediyor, sokagin kosesindeki bufeye surukleniyoruz. bu bufe jaipur'da simdiye kadar ictigim en guzel kahveyi sunuyor (rs 5 = 150.000 TL). kahvemizi ictikten sonra plastik bardaklarimizi kosedeki cop bidonuna birakiyoruz - keep your city clean! jaipur'da boyle bi uyari gormek ne kadar ironik anlatamam.






sri ganesh hicbir zaman borsadaki odasina donup dherum ile bulusmadi.

2dakika otede herkesin bahsettigi luks muzik dukkani planet m gozume carpiyor - dherum ile birlikte merdivenleri tirmaniyoruz. planet m istanbul'da gitmeyi pek de tercih etmeyecegim muzik dukkanlarina benziyor - nasil desem, dnrlari filan andiriyor. yine de alinasi bikac cd kesfediyorum raflarda, ama cuzdanim alisverise izin vermiyor. bu sirada dherum bana bapu bazaar'daki ucuz dvdler satan dukkani anlatiyor - 3 dvdye 150rp (4,5 milyon TL) odemis dherum gecen hafta. tek basina gidersen turist fiyatina kanma sakin diye beni uyariyor. pink city'den alinacaklar listesine rickshaw-walla battaniyesinin ardindan kopya dvdleri de ekleyebiliriz.

sonunda ofise ulastigimda "en yakin arkadasim" lala bandar hukum singh bana nasil gec kaldigimi, saat 6dan 10a kadar ne yaptigimi soruyor. sabah 6da mi? hala uykuda oluyorum tabii. ama hukum singh her sabah 6da uyaniyor! 6-7 arasinda sabah sporu yapiyor. 7de eve donup yikaniyor. tanrilara dualarini edip ruhani gorevlerini yerine getiriyor. sonra cayin sirasi tabii, hukum singh cay icip gunluk gazeteleri karistiriyor. birsure sonra karisi kahvaltisini getiriyor hukum singh'e. sonra yola dusup ise gelmek basliyor.

IMG_6127
IIRD ofisi sehirden 15 km. uzaklikta.


hergun yaklasik 10bucukta IIRD'nin kapilarini caliyorum (borsahikayesi bi istisna degerinde). bahceye park edip ofise dogru yuruyoruz. dherum ya da jagdish ilk is vijay'i gormeye gidiyorlar. vijay IIRD imza defterlerinden sorumlu zat. hemen girise ugrayip imza atmaktan pek hoslanmiyorum nedense, ondan kisha ile haberlesmek uzere iceriye yollaniyorum. kisha onceki gece yaptiklarini anlatip tebessum ediyor. 11deki cay saatini beklemeye basliyoruz heyecan icinde. ramlal hergun 11eonkala cay hazirliklarina koyuluyor, ama bugun ofiste yok. ramkhalyan ve ben cay isini ustumuze aliyor, mutfaga dolusuyoruz. mavi duvarli mutfagimizda tek parca bi ocak mevcut - yaninda da caytertibati dikiliyor, sekercaysut. ocagin ustunde su yavas yavas kayniyor. caylar hazirlandiktan sonra iceridekilere servis yapma gorevini de ben ustleniyorum. bu sirada ramkhalyan ile sabahki aksakliklardan bahsediyoruz. benzinimizin bittigi icin yolda kalip bikac kilometre yurumek zorunda kaldigimizdan konusuyoruz. dherum ile jagdish'in istifasina da geliyor tabii konu. bana raporumun nasil gittigini bile soruyor sanirim ramkhalyan - bazen hindingilizce konusmak iletisimde aksakliklar yaratabiliyor. ramkhalyan cayi hazirlarken bu tarifi kaydediyorum.

VIDEO: [DOWNLOAD/PLAY] [02'22" 5,5 MB]

once alti bardak su ile uc kasik blue diamond cayi -en iyisinden- karistiriyor, ocagin ustune konduruyoruz. icine hemen alti kasik seker boca edip harmanliyoruz. cay kaynadiktan sonra sutu de ekleyip biraz bekliyoruz. bu kaosu bir suzgecten de gecirdiniz mi cayiniz hazir. IIRD'de caylara zencefil eklenmiyor, ama IIRD sekreteri mr.paliwal'in luksumtrak evinde hazirlanan caylar hep mis gibi zencefil kokuyor. zencefilli cay bir kis adeti. bu sirada ramkhalyan'in hazirladigi cayin ihtiva ettigi seker miktari dudagimi ucuklativeriyor. 2ay oncesinde cayin icinde bi damla sekere tahammul edemeyen gokce kasik kasik sekeri midesine indiriveriyor. hindistan'da kimbilir farkinda olmadan alistigim kac duzen var - ilk aklima gelenlerden bir demet: rickshaw pazarligi, sokakdomuz/maymun/inekleri, basininustundehercesitesyayikaldirmayayeteneklibaylarvebayanlar, coliklimi, IIRDyolculuklari, trafik, catalbicakyoksunlugu, ananasilepapaya, yavasilerleyenisler, hepgerikalansaatler.. su siralar ben de "annual report" yazimimda son derece geri kalmakla mesgulum mesela. of yine iki gun icinde 40sayfa yazi yazmam gerekiyor. bunlari anlatmayi birakip "rural development" sularina yelken acsam ne iyi olur. [gokce]







2 Comments:

Blogger zeren said...

arkadaslarim turkiye'ye cok ucuza ucak bileti bulunabildigini duyunca, turkiye uzerinden hindistana gitmeyi, yaz icin, dusunmeye basladilar, ben de turkiye hindistan ucak bilet fiyatlarini arastirirken, bir sitede sizin de blogunuzun linkini gordum, bir de hydrabad city diye bir sayfa vardi, tam benim arkadaslarin geldigi eyalet; AP, ilginc geldi, ama hazirlayan hakkinda pek bilgi yok, emaili var sadece, sansa belki niyorsunuzdur !!?!?

.. sizin ucak biletleri hakkinda bilginiz var mi?.. ucuza bulunabiliyor mu? 400 dolarin altinda mesela.. karayolunu onerdim :) ama sicak bakmadilar.

1/03/2005 9:03 am  
Blogger zeren said...

duzeltme:..'sans belki taniyorsunuzdur'..olacak

1/03/2005 9:05 am  

Post a Comment

<< Home